Translate

BU SİTEYE KATILIN

Image and video hosting by TinyPic

1 Şubat 2017 Çarşamba

Beyond Angel Aqua Moisture Foundation // Şule KARADÜZ

Kışın son ayının ilk gününden herkese merhabalar...
Bugün yazmak için sabırsızlandığım bir ürünle karşınızdayım; Beyond Angel Aqua Moisture Fondöten...
Üründen o kadar memnun kaldım ki hemen markayla alakalı araştırmalara başladım.

 
Beyond, Kore markası ve bildiğimiz LG firmasına ait. Ürünler parfümsüz, paraben ve silikon içermiyor ve en önemlisi hayvan dostu. Fondötenden sonra markaya o kadar ilgi duymaya başladım ki tek tek ihtiyacım olan tüm ürünlerini denemeyi planlıyorum.
Şu an online satış siteleri aktif değil gördüğüm kadarıyla fakat online satış var. Ben fondöteni kardeşim aracılığıyla Ankamall şubesinden edindim.


 Fondötene gelecek olursak;



Ürünün başta ilgimi çeken en önemli özelliği %40 su içerikli olmasıydı. Aslında nemlendirici özellikli fondötenler karmadan yağlıya dönük cildim için bende korku yaratır ama içeriği o kadar temiz ki mutlaka denemek istedim.
 *Kimyasal koruyucu,etanol,renklendirici,mineral yağ, hayvansal bileşenler ve parfüm içermiyor.
Spf 20 güneş koruması var.
Şu anda favori fondötenim olmuş durumda ve bunun için iki kez kullanmak yetti.



Dayanıklı cam şişelerde ürünlerin muhafaza ediliyor olması artı puanlardan biriydi, pompalı bir şişeye sahip ve koruyucu kapağı var. İki renk tonu mevcut bendeki açık rengi. NW15 cildime uyum sağladı.
Orta kapatıcılıkta bir ürün ki günlük kullanımda yeterli buluyorum. Mat bir bitişe sahip ama pudralı bir bitişten bahsetmiyorum canlı bir matlık(nasıl bir tabirse artık:))
İkinci kullanımda beni yaklaşık 10 saat idare etti ve asla bir parlama olmadı,cildim fondöteni kusmadı,tazeleme ihtiyacı da duymadım kalıcılığını da çok sevdim yani.
Benim karmadan yağlıya dönük cildimin sevdiği bir fondöteni kuru ciltliler sever mi? diye düşünüyorum fakat fondöten gerçekten cilde nem veriyor kurutacağını sanmıyorum ki iddiası da nem yönünde zaten.



İndirimsiz fiyatı 91,90 TL fakat biz indirimli olarak 45.95 TL' ye aldık ki böyle bir fondöten için çok çok uygun bir fiyat. Marka ülkemizde türüne az rastlanan tester konusunda bonkör firmalardan biri.


Fondötenin yanında bir paket içinde bu tester ürünler verilmiş.
Sözün özü; marka da fondöten de ciddi anlamda denemeye değer. Ben bu fondöteni herkese gönül rahatlığıyla tavsiye ediyorum.


Herkese sevgiler...:)






28 Aralık 2016 Çarşamba

Note Mineral Concealer- Note BB Concealer Karşılaştırması // Şule KARADÜZ

Herkese yeniden merhabalar...:)
Hayatı boyunca "doğru nemlendirici ve doğru kapatıcıyı arayacak olanlar" derneği üyesi olarak bu kapatıcıları yazmazsam ayıp etmiş olurdum.
Görseller biraz ışık kurbanı olmuş kusura bakmayın lütfen. 

Note Mineral Concealer ile başlayacak olursak;
Note standında mineral ürünleri ilk gördüğümde gerçekten merak ettim. Mineral makyaja merakım var ve özellikle indirim zamanlarında uygun fiyata diğerlerine nispeten temiz içerikli bir ürün kullanmak iyi bir fikirdi. Hemen aldım denemek için. Bendeki 202 numara aşağıda swatchlarını da göreceksiniz. Ürün sarı alt tonlu ve benim cildimde biraz sarı kalıyor dolayısıyla fakat aydınlık bir görünüm veriyor. İnce yapılı diyemem hatta dağıtmak biraz zaman alıyor ve orta kapatıcılıkta. Çizgilere dolma yapıyor pudrayla sabitlemezseniz. Bence bu kapatıcıyı uygularken en güzel yöntem; parmaklarla dağıtıp üzerinden süngerle geçmek. Drugstore kapatıcılara göre oldukça başarılıydı. note mineral kapatıcı


Ta ki;

Note BB Concealer'ı keşfedene kadar. BB Concealer daha ince yapısına göre bence biraz daha yüksek kapatıcılığa sahip. Bendeki rengi 01 ve cildimle tam uyum sağlıyor. Bu renk daha pembe alt tonlu. İnce yapısı uygulama kolaylığı sağlıyor. Parmaklarla uygulayınca kapatıcılığını kaybetmeden çok güzel sonuç veriyor hatta corrector kullanmıyorum çoğu zaman. SPF15 içermesi de benim için önemli bir özellik. Sanırım ikisi de bitince tekrar BB concealer satın alacağım.

note bb kapatıcı

Bendeki kapatıcıların rengi ve uygulanmış hali görsellerdeki gibi;





Olumsuz Özelliklerine Gelecek Olursak;
Bana göre metal aplikatörü direkt uygulamaya imkan vermediği için pek bir anlamı kalmıyor. Ürünlerin tüpte olması miktarı ayarlamayı zorlaştırıyor ben mesela hiçbir zaman kararında ürün alamadım.


Sonuç olarak artılarını eksilerini ve fiyatlarını göz önünde bulundurduğumda; kesinlikle denenmeye değer ürünler. Birinden biri günlük kullanımda favorileriniz arasına girecektir.
Herkese sevgiler:)

19 Aralık 2016 Pazartesi

İlker Yavrutürk Hair Botox Sprey ve Şampuan Deneyimim // Şule KARADÜZ

Selamlar...
Aktif bir blog yazarı olmamakla birlikte saçlarımla alakalı acı tatlı tecrübelerime güvendiğim için seyrek de olsa bu konuda paylaşım yapmayı seviyorum.
saçlarım aslında böyleydi:(

Temmuz ayında maalesef saçlarım 2. kez açma işlemi sonucunda yandı ve koptu. Evde kendi yaptığım işlemlerden olmadı yanlış anlaşılma olmasın:)



O anda yana yakıla telafi edebilir miyim? diye araştırma yaparken İlker Yavrutürk'ün ürünleriyle karşılaştım. Bir kere en başta İlker Bey gerçekten çok ilgili ve nazik bir insan. Beni arayarak ürün hakkında bilgi verdi,detaylı olarak kullanımı anlattı ve kısa sürede de ürünlerim elime ulaştı. 3 sprey 1 de şampuan almıştım.

Ürünü ilk bulduğumda, Uzman Tv'deki tanıtım videosunu inceleyip çok heyecanlanmıştım ama maalesef sonuç hüsran oldu.
İlk kullanımda etkisine bende inanamadım. Nemli halde lastik gibi uzayan saçıma spreyi uygulayınca sertleşmişti asla uzamıyordu kuruttuğumda da ipek gibiydi fakat bu etki kalıcı olmadı. Maalesef sadece günü kurtaran bir çözüm.

İlker Bey'e konuyla alakalı ulaştığımda 1 spreyin ücretini bana sorgusuz iade etti kendisine meslek ahlakı konusunda asla bir şey söyleyemem, kesinlikle müşterileri odaklı hareket eden bir kuaför.

Ürün belki yıpranmış saçları ciddi toparlıyor olabilir hatta işlem görmemiş saçları da ısı gibi dış etkenlere karşı desteklediğine inanıyorum fakat 1 kez daha görmüş oldum ki yanmış saç asla geri gelmiyor tek çözümü kestirerek kurtulmak.

Şu an 3. şişe bitmek üzere ve benim tek kazanımım saçlarımı uzattıkça kestirebiliyorum, mevcut yanmış halini bir sonra ki yıkamaya kadar da olsa toparlayıp şekillendirmemi, kullanmamı kolaylaştırıyor sizin bunu tercih edip etmeyeceğiniz de tamamen size kalmış.
Spreyin fiyatı 130 lira şampuanın fiyatı da 40 lira dilerseniz İlker Beyin instagram hesabından ulaşıp sipariş verebiliyorsunuz.
Sevgiler herkese...:)



13 Aralık 2016 Salı

Kiehl's Midnight Recovery Eye Göz Kremi // Şule KARADÜZ

Bu sefer "uzunca bir aradan sonra buradayım" demeye yüzüm yok en güzeli Yeniden Başlıyoruz! demek, herkese selamlar...:)
Blog ve paylaşım prensibim zaten uzun zaman önce değişmişti, hala ıvır zıvır yazılar yazmaktansa yazmaya değer gördüğüm ürünlerle alakalı tecrübelerimi olumlu-olumsuz sizlerle paylaşmak istiyorum.

***



Konumuza dönecek olursak; Şurada bahsettiğim göz kremini bayılarak kullanıyordum özellikle instagram takpçilerim bilirler. 1 ay kadar bir süre midnight recovery eye deluxe boy kullanıp sevmiştim. Bu yüzden de YSL kremimin yazısını yazarken kıyaslamak gibi bir gaflatte bulunmuşum.
Neden mi gaflet, hemen anlatayım;




  • Kiehl's midnight recovery eye isminden de anlaşılacağı gibi bir gece kremi ve mutlaka bir gündüz kremiyle beraber kullanmak gerekiyor çünkü verdiği nem yetersiz kalıyor.
  • Evet Kiehl's midnight recovery eye göz altlarına hafif bir aydınlık veriyor ama ciddi bir çizgi bakımı yaptığı konusunda emin değilim.
                                       
YSL ise; hem gece hem gündüz kullanılabiliyor ve sadece gece kullandığım zamanlarda dahi ertesi gün göz altlarımdaki nemi net bir şekilde hissediyordum. Göz altlarıma ciddi aydınlık bir görüntünün yanında dinç bir görünüm veriyordu yeni oluşan çizgileri kesinlikle tedavi ediyordu.


Sevdiğim özelliklerine gelecek olursak; ambalajını çok ergonomik buluyorum, ürün miktarını ayarlamak çok kolay oluyor aynı zamanda kavanozda olan kremlere göre çok daha hijyenik.

                                            

Yapısı kremsi fakat vücut ısınızla birleşince kolay emiliyor. Diğer göz çevresi kremleri gibi miktarı 15 ml




Kiehl's üründen şöyle bahsediyor;

  • Sabaha daha dinlenmiş, aydınlık ve genç görünümlü bir bakışla uyanmanızı sağlar.
  • İnce çizgilerin görünümünü azaltır.
  • Göz altı torbalarının ve koyu halkaların görünümünü azaltır.
  • Formülde Midnight Recovery Concentrate içinde yer alan doğal içerikler bulunmaktadır. Ek olarak, bu formüldeki Tavşan Kirazı ödem ile savaşır ve mikro kan dolaşımını iyileştirir.
  • Paraben, parfüm, mineral yağ veya silikon içermez.

***

YSL kremim Kiehl's kremin neredeyse 3 katı fiyatına olduğu için ve  Kiehl's favori cilt bakım markam olduğu için ve daha önce deluxe boyunu kullanınca memnun kaldığım için de YSL bitince midnight recovery eye almakta sakınca görmemiştim fakat nem konusunda zaten tek başına yetersiz olduğu için fiyat konusunda cazibesi kalmadı. 
Kötü bir ürün diyemem fakat daha iyisini deneyimlemiş olduğum için sanırım tekrar tercih etmeyeceğim. Yine Kiehl's marka bir gündüz kremiyle desteklemeyi düşünüyorum görüşlerim değişirse mutlaka güncellerim.
Bu arada ürünün fiyatı 109 lira incelemek isterseniz: Tık Tık

12 Ocak 2016 Salı

Sivilce Tedavim "Clindoxyl, Sivex, Nadixa" // Şule Karadüz

Selamlar...!
 Bugün 12 Ocak fakat gökyüzü gri değil hatta ışıl ışıl güneşli. Böyle günlerde insan mutsuz olmaktan utanıyor resmen. Ben de bu güzel günde faydalı bir iş yaparak soru alan sivilce tedavimle ilgili yazıyı paylaşmak istedim.
Öncelikle kendi cilt durumumu şöyle özetleyeyim;
 "ay benim ergenlikte bile sivilcem çıkmadı şimdi bu neyin nesi?"
Yani son zamanlarda başıma gelen bir şey bu sorun. Karmadan yağlıya dönük bir cilt tipine sahibim fakat temizliğine dikkat ettiğim için genellikle sivilce problemi yaşamıyorum. Son yıllarda dönemsel olarak çıkan sivilcelerin iz bırakması dışında bir sorunum yoktu. İz problemi de tamamen bizlerin ihmalkarlığı. Cildimiz yaş aldıkça savunma mekanizması zayıflıyor ve biz dış etkenlerin en önemlisi olan güneşe karşı savunmasız bırakıyoruz. Sonuç mu? Tabi ki lekelenme.
Neyse dağıtmadan konumuza geri dönelim:)
Ben artık kil maskeleri, lokal uygulanan bakımlarla bu işle başa çıkamayacağımı anlayınca doktora gittim ve dışarıdan ilaç tedavisine başladım. Sırayla kullandığım ilaçlardan bahsedeyim;
clindoxyl


Clindoxyl:

Yüzüm için geceleri Clindoxyl kullandım. İlk hafta 2 saat bekletip yıkadım ardından sabaha kadar cildimde bıraktım. Bu ilacın kullanım süresi 2 ay. Yani bitiremeseniz de atmanız gerekiyor.
Bana göre kullandığım en etkili ilaçtı. Lekelere etkisi de var bana göre ama ben son zamanlarda çok düzensiz kullandığım için o konuda bir aşama kaydettiğim söylenemez.
Benim yaz aylarında sebum fazlalığından makyajım paçamdan akar yani o denli yağlı bir cilt düşünün ve şu anda bölgesel olarak pullanmalar var o derece kuruttu. Kuru cilt hissi benim özendiğim ve hoşlandığım bir şey olmadığından ben de şu sıralar kullanımımı seyrekleştirdim. Ne kadar doğru orası tartışılır. Etkisinden bahsedecek olursam, kesinlikle olumlu sonuç aldım var olan sivilcelerimi kısa zamanda tedavi ettiği gibi artık cildimde sivilce çıkmıyor eski haline döndü yani.
Umarım kalıcı olur.
clindoxyl jel

Nadixa:

Doktorcum bu ilacı da sabahları sürmemi söyledi. Vıcık vıcık yağlı bir his veriyor ki ilk haftalar da sürdükten yarım saat sonra yıkıyordum doktor tavsiyesiyle tabi. Sivilce tedavisini destekleyici diyebilirim ama olmasaydı da olurduk bence:)
Antibiyotik krem fakat benim için en önemli özelliği gerginliği almasıydı.
Bazı sabahlar uyandığımda mimik yapsam suratım "cart" diye yırtılacak gibi geliyordu ondan sonra abanıyordum Nadixa'ya:) Son zamanlarda da yıkamıyorum tüm gün cildimde kalıyor. Doktorcum rahatsız etmediği sürece kalabilir demişti zaten.
nadixa krem

SivEx:

Bu ilacı da vücudum da çıkanlar için kullanıyordum. Aslında vücudumda yoğun değildi ama alışkın olmayınca insanın gözüne batıyor. Bence lüzumsuz bir ilaç ben muhteşem bir etkisini görmedim kullanmasam da sivilceler o kadar sürece geçerdi. Sonuçta lokal uygulandığı için de kalıcı bir etkiye de sahip olduğunu düşünmüyorum. Sivex' i sabah akşam kullanıyordum sivilce olan bölgelere lokal olarak. Aslında görsel ekleseydim iyi olurdu ama tarif edeyim; bu minik kavanozun ağzı kapalı üzerinde minik bir delik var elime almadan direkt o kapağı sivilcelerin üzerinde gezdirerek uygulayıp yaydım. Bundan sonra da epilasyon sonrasında falan çıkan sivilce olursa sırf içim rahat etsin diye kullanıp bitiririm tekrar kullanmam.
SivEx


Nasıl ten Makyajı yaptım?

Sivilce tedavisiyle ilgili arkadaşım Aysu fondöten olarak ne kullandığımı sormuştu. Yani o sormasa bunu yazmak aklıma gelmezdi galiba ama kesinlikle gerekli bir soru ve faydalı bir bilgi diye düşünüyorum. Ben sabah uyanma sorunu olup kapıya 5 kala pantolonunun belini çekip işe koşan bir insan olduğum için zaten çok nadir makyaj yapıyorum ama bu sürede cildimi güneşten korumaya dikkat ettiğim için tabi ki tüm zamanların favori ten ürünü Jane Iredale Glow Time BB Krem kullandım.


la roche posay anthelios
Spf 25 içeriyor, mineral makyaj markası zaten bildiğiniz üzere ve benim bildiğim en temiz içeriğe sahip ten makyaj ürünü.
Normalde benim cildimi ciddi yağlandırır ama o "glow" özelliği gergin cildime çok iyi geldi hiç kuruluk hissi yaşamadım. Hatta bazen Nadixa yağlandırdığı için Bioderma Sebium kullandım makyaj altına. Zaten bence sabah cildimizin durumuna bakında hepimiz anlayabiliriz o gün o fondöten kusulacak mı, tutulacak mı, pullanacak mı diye. Kapatıcılık konusunda da zaten değil BB Kremler, fondötenleri bile cebinden çıkarıyor. Bu arada bu ürünü de detaylı olarak paylaşacağım.









bioderma
Son olarak; günlük nemlendiricim spf 20 içeriyor (Markası Collistar onu da yazacağım) ama nadixa kullandığımda bir de üzerine nemlendirici kullanamadığım için güneş koruyucu kullanmaya dikkar ettim. Clindoxyl toz gibi olsa da cildi soyuyor bence ve savunmasız bırakırsak kaş yapayım derken göz çıkarabiliriz bence.
collistar nemlendirici

Benim söyleyeceklerim bu kadardı. Harici tedavilerden sonuç alamayan büyük bir çoğunluk var ama ben iyi ki yapmışım diyorum, fayda sağladım. Eğer sizin merak ettiğiniz başka şeyler varsa yorum bırakabilir, mail gönderebilir ya da instagramdan sorabilirsiniz.
Sevgiler...:)

5 Ocak 2016 Salı

Vicdan Çorbası Deneyimim// Kilo Verdiren Çorba

İnstagramdan takip edenler geçtiğimiz hafta ikinci kez Vicdan Çorbası yaptığımı bilirler. Konu hakkında gerek yakın çevremden gerekse instagramda takip edenlerden beklemediğim kadar çok soru aldım ve bu deneyimimi bir post haline getirmeye karar verdim.
Öncelikle neredeyse herkes gibi ben de Diyetisyen Dilara KOÇAK'ın bu tarifini İdil TATARİ'nin Youtube kanalından öğrendim. Bilmeyenler için yazının sonunda video linki paylaşacağım.
Gelelim benim nasıl uyguladığıma ve sonuç aldığıma;
Kilo Verdiren Çorba

Bir yazı paylaşmayı düşünmemiştim yaparken dolayısıyla maalesef instagram fotoğraflarımı paylaşıyor olacağım sizinle.

Malzemeler:

2 adet Kabak
2 adet Soğan
2 adet Domates
2 yemek kaşığı Bulgur
2-3 diş Sarımsak
1 tatlı kaşığı Zeytinyağı
1 demet Nane
1 demet Maydanoz
1 demet Dereotu
Kuru Nane
Kimyon
Karabiber
Kırmızı Pulbiber
2 bardak Su*

* Kanaldan aldığım malzeme listesi böyle fakat bana göre bulgur, çorbayı kalınlaştırdığı için ben 5 Bardak su ekliyorum.

Tariften farklı olarak çorbaya, 3-4 dilim taze zencefil ve 1 çorba kaşığı zerdeçal ekliyorum.

Yapılışı:

Rendelediğim 2 Orta boy soğanı 1 tatlı kaşığı zeytinyağında 1-2 dakika kavurup üzerine dilimlenmiş kabak ve domatesleri de ekleyip kendi suyunda 5-6 dakika kavurmaya devam ediyorum. Ardından sarımsakları (kendi tarifimde sarımsağı da fazladan ekliyorum) ve bulguru da ekleyip malzemeleri harmanlıyorum. Suyun tamamını karışıma ekledikten sonra tane nane,maydanoz ve dereotunu da ekliyorum( demetler çok büyükse yarım demet kullanıyorum). Son olarak damak tadıma göre baharatları da ekleyip 25-30 dakika pişmeye bırakıyorum.
*Pul biber metabolizma hızlandırma konusunda etkili olduğu için olabildiğince fazla kullanıyorum.
Malzemeler piştikten sonra blender kullanarak öğütüp çorba haline getiriyorum ve içmeye hazır hale geliyor.
*** Güncelleme: Kırmızı pul biberi daha az kullanıp 2 tatlı kaşığı isot biberi ekliyorum daha lezzetli oluyor:)

Ben Nasıl Uyguladım?

Dilara KOÇAK tüm tencerenin 350 kalori olduğunu ve dilersek tamamını bile tüketebileceğimizi söylemişti fakat 2 gün boyunca öğlen ve akşam yemeklerinde tam 1 tencere yetiyor bana.

*Özellikle akşam öğünlerinde 1 kase ev yoğurdu ile birlikte tükettim.
*Çorba ödem attırdığı için su tüketimime dikkat ettim.
*Kahvaltılarımın düşük kalorli fakat yüksek proteinli olmasına özen gösterdim.

Diyet
*Meyve tabağının yarısını tüketmiştim.

İlk gün sonunda 1.3 kg vermiştim tabi ki bunun yağ olması mümkün değil dediğim gibi çorba ödem attırıyor. 2 günün sonunda ise toplam 2 kilo verdim.
Çorbanın benim için asıl güzel özelliği ise; gerçekten metabolizmayı hızlandırmaya ciddi katkı sağlıyor.
Çor başarılı bulduğum bir diyet çorbası tarifi oldu benim kadar kabak sevmeyen biri için bile gerçekten çok lezzetli.
Bundan böyle, beslenme düzenimi bozup fazla kaçırdığım zamanlarda, vücudumda fazla şişlik hissetttiğim ve jet hızında kilo vermem gereken zamanlarda seve seve pişirip tüketeceğim:)
Gerçekten fayda sağladığım bir tarif oldu, ihtiyacı olan herkese tavsiye ederim. Sevgiler...:)

22 Aralık 2015 Salı

Bitenler- Çöpe Gidenler // SuleKaraduz

Gökyüzünün gri olduğu buz gibi kış gününden herkese merhabalar. Kış mevsiminden nefret eden ender kesime mensubum. Kar yağdığında karalar bağlayanlardanım ayrıca marul gibi giyinmekten de nefret ederim. Bu kadar olumsuz söylemleri daha da uzatmadan konumuza dönelim:)
Daha önce onlarca kez biten ürünlerimi biriktirip odamda bir ambalaj mezarlığı oluşturup yazamadan çöpe attığım için bu sefer kararlılıkla fazla biriktirmeden bitirdiğim,bitiremediğim ürünlerimi sizlerle paylaşmak istiyorum;

1-) Rexona Compressed Deodorant:
rexona compressed deo

Bu ürünü bana canım dostum Aliye Almanya'dan getirmişti. Bildiğimiz deodorantların aksine konsantre bir yapıda diyebilirim. Diğer deodorantların yarısı boyunda görünse de çok daha uzun süre kullanılıyor çünkü kullandığınız anda fark edeceğiniz gibi asla hava ve ıslaklık hissi yok yangın söndürme tüpleri gibi direkt pudra sıkıyorsunuz teninize:)
Alüminyum içeriyor ama bu konuya dikkat edemiyorum maalesef. Performansı harika ciddi anlamda 2. gününüzü bile kurtarır tamamen kuruluk hissi veriyor. Hoş bir kokusu var tek olumsuz yanı konsantre yapıda olduğu için o pudrayı akciğerlerinizde hissedebiliyorsunuz. Seve seve kullandım tekrar ulaşma şansım olursa kullanırım.

2-) Giovanni Vitapro Fusion Protective Moisture Leave-in Hair Treatment:

giovanni hair treatment

Beni takip edenler,tanıyanlar saç bakımına ve saç bakımında da Giovanni markasına ne kadar düşkün olduğumu bilirler.
Bu markanın her ürününden tartışmasız şekilde verim alıyorum. Bu ürün saça kesinlikle ağırlık yapmadan elektiriklenmeyi önlüyor, saça nem verip bakım yapıyor. Ben her duştan sonra "leave-in" yani yıkanmayan bakımlarımı uyguladıktan sonra son adım olarak bu spreyi eşit şekilde saçıma uygulayıp yediriyordum. Sıvı saç kremi kullanmayı tercih ediyorsanız eğer bir de böyle bir ürün deneyimleyebilirsiniz çünkü asla ağırlık yapmadan aynı işi görüyor.Şu anda bu ürünün avokado ve zeytinyağlı özlü olanını kullanıyorum ama bitince tekrar buna döneceğim sanırım. Ürünü Gratislerden temin edebilirsiniz. Geçen seneki kutlu %50 indirim günlerinde 10 lira gibi bir fiyata almıştım ama güncel fiyatı hakkında fikrim yok.

3-) Yves Rocher İnceltici Bakıma Hazırlayıcı Peeling:


Bu ürün aslında "body scrub" değil de selülit karşıtı inceltici bakıma hazırlık peelingi olarak satılıyor. Hatta bu konuda bir görevliyle de tartışmıştım ürünün peeling olmadığını iddia ettiği için ama bu ürün kesinlikle peeling ve iyi bir peeling. İncecik taneleri harika bir kokusu var. Devam ürünüyle beraber kardeşim kullandı ve benim gözlemime göre selülitlere karşı gözle görülür derecede etki ediyor kısa sürede. Benim selülit problemim yok fakat sadece bu ürünün bile sıkılaştırmaya katkısı var bana göre. İnstagramdan gelenler görevlinin ısrarlı tutumu sonucu bio sersinin peelingini aldığımı bilirler ama o bittikten sonra koşa koşa bu ürüne döneceğim.
Banyo rutininizde eğer vücut peelingine yer veriyorsanız bu ürünü mutlaka denemelisiniz.
İndirimsiz fiyatı 32.90 TL.

4-) Giovanni 2chic Avocado & Olive Oil Ultra-Moist Conditioner:
giovanni avokado ve zeytinyağı özlü saç kremi

Bu saç kremi bittiğine en üzüldüğüm ürün sanırım çünkü bu serinin devamı artık gelmeyecekmiş diye duydum. Çok fazla saç bakım ürünü,markası deneyen biri olarak söyleyebilirim ki; "ultra-moist" iddiasıyla saça gerçekten de ciddi derecede nem veren tek seriydi. En inatçı, kuru saçları bile ipek gibi yapıyor. Benim kıvırcık çalı gibi saçlarımda bile bu seriyi kullanıdğım zaman şampuan reklamlarındaki gibi parmaklar akıp gidiyor:)
Şampuan,saç kremi,maske ve bakım spreyini bir arada kullandığımda tam verim almış olsam da bu serinin her ürünü tek başına bile nem konusunda fazlasıyla başarılı. Tekrar gelmeyeceği bir dedikodudan ibaretse ya da bulabiliyorsanız mutlaka alın deneyin derim. Gratislerde indirimli olarak fiyatı 14.90 TL.

5-) Neutrogena Tek Adımda Makyaj ve Yüz Temizleme Jeli:


Geldik bitenlerin favori ürününe. Gerçi bir düşündüm de genellikle bittikçe aldığım, çok sevdiğim ürünler var bu yazıda.
Makyaj temizleme rutinime temizleme yağları, micellar sular, losyonlar gelir gider ama demirbaşı kesinlikle bu üründür.
Ağır makyajlarımın kabasını sildikten sonra yıkayarak temizlemeyi sevdiğim için bir pompa üründen alıp köpürterek yıkarım. Makyajım hafifse eğer tek başına gerçekten de tek adımda hakkından gelir. Makyaj temizlemeye enerjim olmadığı günlerde yüzümü direkt olarak bu ürünle köpürterek yıkayıp içim rahat uyurum bazen de özellikle yaz aylarında gün içinde yüzümü yıkama ihtiyacı duyuyorsam hep lavabomun üzerindedir.
Kremsi yapısıyla cildi yormadan, kurutmadan mükemmel iş çıkarıyor. Zaten sanıyorum bu biten 6 ya da 7. ürünüm ve almaya devam edeceğim var olduğu sürece. Temiz bir içeriği yok makyaj temizlemek dışında mucizeler yaratıyor da diyemem ama zaten ayrıca bir temizleme ürünü kullandığım için fazlasına da ihtiyaç duymuyorum. Fiyatı indirimsiz olarak 20-22 TL.

6-) Toni & Guy Cleanse Advanced Detox Shampoo

detox şampuan

Bittikçe aldığım ve almaya devam edeceğim ürünlerden biri de bu şampuan. Saç bakımına düşkün olduğum için yağ kürleri uygulamayı da seviyorum. Yağ kürlerinden sonra temizlik hissi için yıkama suyuna sirke ekleme işlerine girmeden direkt olarak detoks şampuanla yıkıyorum. Şampuan arındırıcı özellikte ve bana göre temizlik hissiyle ilgili problem yaşayan, fazla yağlanan saçlara sahip insanlar iyi bir saç kremiyle birlikte sürekli olarak kullanabilir. İndirimde 29-30 lira gibi bir fiyata satın alıyorum. Watsons,Gratis,Boynerlerde bulabilirsiniz.

8-) İpek Makyaj Temizleme Pedi:

ipek makyaj temizleme pamuğu

Pamuk birçoğumuzun su gibi tükettiği ürünlerden. Gratislerde satılan Benri pamukların sevmeyenler tarafında olduğum için arayıştaydım ve İpek ihtiyaçlarımı karşıladı. Makyaj temizleme pamuklarının dikişli hatta bez gibi olmasını sevmiyorum. İpek Makyaj Temizleme Pedi dikişsiz bazen göz makyajımı temizlerken ortadan ayırıp 1 pamukla işimi halledebiliyorum. Bir pamukla ilgili söylenebilecek her şeyi söyledim sanırım:) Cosmo Home indiriminde organik olanlarından stok yaptım 1.60 TL gibi bir fiyata gelmişti normalde bu büyük boylarını ortalama olarak 4-6 TL gibi fiyatlara bulabilirsiniz.

9-) Nivea Pure & Natural Action Deodorant:



Listenin bitiremeden çöpe giden tek ürününü sona sakladım. Kişisel bakım ve kozmetik ürünlerinde genel olarak içeriğe önem veriyorum. Deodorant konusunda da alüminyumun zararları malumunuz. Bu konuda titizlikle davrandığım dönemde denediğim birkaç markadan biriydi Nivea. Açıkçası benim için kokudan çok kuruluk hissi önemli olduğu için hiçbir markadan verim alamadım ama bu ürün koku anlamında da başarısız oldu. Sprey deodorantını yanımda taşıyarak da denedim ama o halde bile sonuç alamadım. Alüminyum içermeyen deodorantlar kuruluk hissi sağlayamıyor bildiğiniz üzere ama en azından kötü kokuları önlemesi gerekir diye düşünüyorum. İçeriği temiz fakat başarısız bir üründü bitiremedim. Fiyatı 8 liraydı yanlış hatırlamıyorsam.

Az ürün biriktirdiğimi sanıyordum ama koca bir yazı oldu umarım sıkılmadan okumuşsunuzdur. Bu gri Aralık ayından herkese güneşli günler dilerim. Sevgiler...:)

15 Aralık 2015 Salı

Evde Küllü Sarı- Platin Sarısı Saç Boyama (Dore Renklerden Küllü Renklere Geçiş)

Öncelikle sözünü 1 hafta önce vermiş olduğum bu yazıyı bu kadar geciktirdiğim için affınıza sığınıyorum. Asıl amacım; uygulama yaparken görseller alıp daha detaylı anlatım yapmaktı fakat saçımı çıktığım seyahatten önce koştur koştur boyamak zorunda kaldığım için bu kez mümkün olmadı maalesef. Bir sonraki dip boya uygulamam çok detaylı gelecek ama söz veriyorum:) Öncelikle sizlerle geçirdiğim değişimi görmeniz açısından saçımın önceki ve sonraki hallerini paylaşmak istiyorum;
evde saç boyama

Gördüğünüz dore ve küllü sarı arasındaki geçiş 1 senemi bile almadı üstelik artık titizlikle boyama yaptığım zamanlarda ise neredeyse hiç kızıllaşma yaşamıyorum.
Öncelikle açma işleminden bahsedeyim; 
Benim saçım bu renklere sadece boyama işlemiyle gelmediği için kendi rengine açma işlemi uyguluyorum. Bunun için Koleston Yoğun Renk Açıcı kullanıyorum. Palette olur mu? diye soruyorlar genelde, Hayır Koleston olmalı çünkü Palettenin açıcı tozu beyaz Kolestonun mavi ve istediğimiz küllü tabanı Koleston ile elde ediyoruz.
Koleston Oreal

Benim saçıma 20-30 dakika yetiyor 50 dakikayı aşmayacak şekilde açma işlemi için gereken süreyi ayarlayabilirsiniz. Zaten geniş bir zamanda yapacağınız ilk işlemden sonra genellikle saçınızı tanımış oluyorsunuz.
Şimdi ise, benim püf noktamı içeren boyama adımına geçiyoruz fakat açıcının tamamen arındığından emin olmalısınız. Bu adımda birkaç boya alternatifi vereceğim;
Platin Sarısı İstiyorsanız: Garnier 111 Ekstra Açık Gümüş Sarısı ya da Palette 10.1 Küllü Açık Sarı tavsiye ederim.
küllü sarı

garnier ekstra açık gümüş sarısı

Eğer saçlarınız açma işleminden sonra yıprandıysa ya da daha sağlıklı kalmasını istiyorsanız bu tavsiye ettiğim boyalar açıcı içerdiğinden dolayı saçınızı biraz daha yoracaktır bu durumda da Palette 9.1 Küllü sarı tavsiye ederim. 
Aslında saç açma ve boyama işlemi arasında evde 1 gün geçirme şansınız varsa saçınızın kirlenmesini bekleyebilirsiniz. Böyle bir süreniz yoksa boyama işlemine geçmeden saçınızın tamamen kuruduğundan mutlaka emin olun.
Püf Noktam: Boyama işlemi sırasında saçınızın içerdiği kızıllık oranına göre 1 kutu boyaya maksimum yarım paket, minimum 1 parmak kadar Neva Color 9.01 Gümüş Boya ekliyorsunuz. Bu miktarı kullanacağınız temel boya miktarına göre artırıp azaltabilirsiniz. 
Boyama işleminde de 35-45 dk arası bekliyoruz ve kesinlikle kızıllık içermeyen bebek saçımıza "merhaba" diyoruz:) 
Ben rengi korumak için haftada 1-2 kez mor şampuan kullanma ihtiyacı duyuyordum ama artık boyama işlemime sadık kaldığım takdirde çok kızıllaşma yaşamıyorum. Eğer saçınızın tabanı kızıllık içeriyorsa mor şampuan (silver shampoo) kesinlikle tavsiye ederim.

Son olarak; büyük kuaför mağduriyetleri yaşamış biri olarak evde Sultan Bakırı yaptığım saçlarımı  1.5-2 sene içinde küllü sarı-platine çevirdim. Kesinlikle memnunum bence dikkatle yapıldığı sürece evde her türlü saç rengini elde etmek mümkün. 
Uzun zaman sonra buraya yazdığım için ve çok faydalı olabileceğini tahmin ettiğim bu bilgiyi sizlerle paylaştığım için çok mutluyum,daha sık görüşmek dileğiyle <3



16 Eylül 2015 Çarşamba

Yves Saint Laurent Forever Youth Liberator Eye Creme- Göz Kremi

Benim için berbat olan bu  Çarşamba gününden herkese merhabalar... Umarım sizinki güzel geçiyordur. Tam da bu ruh halinde yapacak bir işim de yokken uzun zamandır yorumlamayı düşündüğüm bu ürünü yazmak geldi aklıma. Hem belki iyi gelir.

YSL Forever Göz Kremi


Yağlanmak için bahane arayan karma cildime karşın kupkuru göz çevresine sahibim. Açıkçası düzenli makyaj yaptığım dönemin bu durumu iyice tetiklemesiyle daha 23 yaşımda göz çevremde çizgilenmeler olduğunu fark ettim. İlk etapta anti-aging özellikli bir ürün yerine bol nemlendirici özellikli bir göz çevresi kremi tercih etmek istedim ve nonique göz çevresi kremi satın aldım o ürün bende alerji yaptı ve açıkçası görmekten rahatsız olduğum çizgilere bir etkisi olmadı ardından anti-aging bir ürün seçmek istedim. Annemin bir Tekin Acar alışverişinde YSL renkli kozmetik ürünlerini incelerken bu krem gözüme çarptı ve inceledim. İlgimi çekme sebebi koyu halkalarda da iddialı olmasıydı ki benim demir eksikliğinden dolayı göz altlarım daima zombi gibidir. Çok fazla düşünmeden ürünü aldım çıktım. 


ysl göz kremi

Ürün alışılmış şık YSL ambalajlarından birine sahip. Göz kremlerinin genelinde olduğu gibi miktarı 15 ml. Tüpte satılan ürünleri uygulama ve hijyen açısından daha çok seviyor olsam da bu güzel minik  cam kavanozun albenisiyle bu detayı pek dikkate almadım. 



Ambalaj gayet sağlam ve kapağı açtıktan sonra sizi karşılayan ikinci koruyucu kapak sayesinde de gönül rahatlığıyla her yere taşıyabilirsiniz. Ürün jel-krem kıvamında bunu da bol su içeriğine bağlıyorum.
Ürün 7 gün içinde daha aydınlık göz çevresi vaad ediyor. Açıkçası kullandığım ilk gecenin sabahı etkisi hakkında büyük şok yaşamıştım çünkü sanki dolgu yaptırmışım gibiydi:) Tabi bu etkinin kalıcı olmasını beklemedim nitekim olmadı da çünkü her anemi hastası gibi göz altlarım kremle,serumla aydınlanacak gibi değil. Benim için kırışıklıkları açması,bol nem vermesi gayet yeterli olacaktı.
Bu açıdan değerlendirecek olursak; akşam uyguladığım kremin nemini ertesi gün öğlen saatlerinde bile göz çevremde hissediyorum,kırışıklıklarımda ciddi azalma görüyorum bu da bu ürünü benim gözümde yeterince başarılı yapıyor. Bu ürünü kullanmaya başladıktan sonra memnun kalmadığım bir kapatıcı olmadı diyebilirim. Ayrıca makyaj altında da mükemmel performans veriyor.

 Özetlersek; memnun kaldım mı? Evet hem de fazlasıyla fakat ürünü tekrar satın almayacağım.
Nedenine gelecek olursak; bu üründen önce 1 ay kadar Kiehl's Midnight Recovery Eye kullandım (3ml tester) kırışıklıklara etkisi gayet olumluydu bu kremden aşağı kalmıyordu, göz çevremi aydınlık hissediyordum ki koyu halkaların kremle bir çözümü olacağına inanmıyorum maalesef. Asıl ayrım noktasına gelecek olursak; YSL 200 lira (ben annemin indirimiyle 170 liraya aldım) iken, Kiehl's 95 lira. Markaya (Kiehl's) duyduğum sempati ve içeriğinin daha temiz olması da cabası.
Sonuç olarak; gayet verim aldığım bir ürün fakat yüksek fiyatından dolayı tekrar tercih etmeyeceğim. Sizin için yarı yarıya bir fiyat farkı önemli olmayacaksa gönül rahatlığıyla deneyebilirsiniz. Sevgiler...:)





15 Eylül 2015 Salı

Yves Rocher Anti-Breakage Tırnak Güçlendirici

Selamlar...:)
Kozmetik ve bakım meraklıları grubunun sıkı müdavimi olarak yeni ürünler denemeye bayılıyorum. Bazılarından memnun kalıyorum bazıları ise tam tersi. Memnun kalıp müptelası olduğum bir grup var ki; o gruptaki ürünleri keşfettiğim zaman kendimi atomu parçalamış gibi hissediyorum:)) Bugün size o ürünlerden birinden bahsedeceğim;
Yves Rocher Anti-Breakage

Yves Rocher tırnak güçlendirici şimdiye kadar tırnak sertleştirme anlamında bana en iyi performansı veren ürün olmasının yanı sıra oje formunda olmamasıyla gönlümü çalmış bir ürün. Çeşitli sebeplerle sürekli oje kullanamayabiliyoruz ve ben bu duruma alternatif bakım ürünleri arıyorum sürekli ve bu ürün tesadüfen karşılaşıp çok sevdiğim bir ürün.
Yves Rocher Tırnak Sertleştirici

Ambalajı ürün miktarını kontrol edebileceğiniz ergonomik bir tasarıma sahip ve aynı zamanda ince ağızlı tüp formu ürün uygulamasını da kolaylaştırıyor. 
Ürün tamamen vazelin kıvamında ve yapısı da vazeline benziyor. Ben ürünü 3 al 2 öde gibi bir indirimim olduğu bir dönemde favori oje kurutucumu almaya gittiğimde sertleştirme beklentisine girmeden belki kütiküllerimi yumuşatır diye almıştım ama sonuç gerçekten şaşırttı beni.
Uyumadan önce tırnaklarıma az miktarda ürünü masaj yaparak uyguluyorum ve sabah bariz şekilde sertleşmiş tırnaklarla uyanıyorum. 3-4 gün üst üste uyguladıktan sonra zaten kalıcı bir sonuç almış olduğum için eğer oje uygulayacaksam, 1 kat sertleştirici baz oje ile devam ediyorum ve tırnaklarım ciddi anlamda güçleniyor.
Yakın çevremdekiler tırnaklarıma bakım yapmazsam hamur gibi eğilip büküldüğünü bilirler ki sağlıklı şekilde uzatamam da hiçbir zaman fakat bu ürün gerçekten tam bir kurtarıcı. 
Yves Rocher' in web sitesinde ürünü bulamadım,yenilenen tırnak koleksiyonunda da göremedim eğer bu ürün kalktıysa gerçekten çok üzüleceğim.
12-15 lira arasında indirimsiz bir fiyata sahipti yanlış hatırlamıyorsam. Ürünün minik bir miktarı tüm tırnaklara yettiğinden bu kadar bereketli bir ürün için hele de indirimli hali gayet uygun diye düşünüyorum. Benim gibi tırnak sertliği konusunda problem yaşıyor ve oje kullanamıyorsanız bu ürüne mutlaka sahip olmalısınız bana göre. Sevgiler...:)

11 Eylül 2015 Cuma

Günlük Cilt Bakım Rutinim- Gece Bakımım

Merhabalar! Yine uzun bir ara verdikten sonra buradayım. Dün cilt temizliğimi yaparken kullandığım ürünlerin rutinim haline geldiğini fark ettim ve "Neden yazmıyorum ki?" dedim kendi kendime.
Hiç lafı uzatmadan her akşam uyguladığım(bazen sabah akşam) rutinime dönelim;



İlk adımda fazlasıyla titizim çünkü makyaj konusunda "ya hep ya hiç" zihniyetindeyim. Yani; eğer o gün makyajlı isem mutlaka ten makyajım da tam şekilde yapılmıştır. Dolayısıyla ten makyajımı arındırdığımdan emin olmam gerekiyor.
bioderma micellar

Öncelikle disk pamuğa makyaj temizleme suyunu döküp, pamukla göz ve ten makyajımın tabiri caizse kabasını alıyorum.
neutrogena makyaj temizleme jeli

Ardından şu an 5. paketi tüketmekte ve müdavimi olduğum Neutrogena Tek Adımda Makyaj ve Yüz temizleme Jeli ile yüzümü köpürterek yıkıyorum. Bu adımda bazen yüz fırçası da kullanabiliyorum o an cildimin hassasiyet durumuna göre.
kiehls amazon beyaz kil

Makyajımı temizlediğimden emin olduktan sonra derinlemesine temizlik kısmına geçip günlük temizleyicimi kullanıyorum. Bu temizleyiciyle alakalı daha detaylı yorumlarımı okumak isterseniz TIK TIK

kiehls tonik

Cildimi "gıcır gıcır" yaptıktan sonra gözeneklerimi sıkılaştırmak için tonik kullanıyorum. Bu adımda da tercihim favori bakım markam Kiehl's oluyor. Bu ürünle alakalı detaylı yorumlarım için TIK TIK
ysl forever yeux

Nemlendiricimi uygulamadan cildimin toniği emmesini beklerken göz çevresi kremimi uyguluyorum. Göz kremini uygularken sabırlı ve nazik davranıyorum çünkü takdir edersiniz ki göz çevremiz fazlasıyla hassas. Bu ürünle alakalı detaylı yorumlarım için TIK TIK

Cildim toniği emdikten sonra gözenek sıkılaştırıcı nemlendiricimden 2 pompa alıp elimde ısıtarak tampon hareketlerle cildime uyguluyorum. Bu ürün nemlendirici olmaktan ziyade gözenek sıkılaştırıcı bir losyon fakat cildim çok zor nemlendirici kabul ettiği için benim işimi fazlasıyla görüyor. Ürün hakkındaki detaylı yorumlarım için TIK TIK

Ve işte geldik son adıma; Gül suyu.
Gül suyu benim lise yıllarımdan üniversitenin de belli bir zamanına kadar tonik olarak kullandığım bir üründü. O kadar yorulmamış bir ciltte de gayet iyi iş görüyordu. Cilt bakım rutinim değişti o zamanlardan sonra ama gül suyu sevgim değişmedi. Gül suyunun ciddi bir yatıştırıcı etkisi var bana göre. Tüm cilt bakımım bittikten sonra böyle spreyli bir şişeye doldurduğum gül suyunu mutlaka tüm yüzüme uygulayıp emmesi için bırakıyorum ve ferahlayan gözeneklerimle uyumaya hazır oluyorum.
Umarım okumaktan keyif almışsınızdır, Sevgiler...:)